GÜNEŞ GİBİYDİ, BAHAR KOKULU TENİN
ilkerilgen tarafından, Aşk kategorisi altında, 13 Mayıs 2010 tarihinde gönderildi
Güneşten kopan bir parça
Gibi yüzün aldı gözlerimi
Bahar gibi kokan teninle
Geldiğin aklımdan geçmedin.
Hoşgeldin rüyalarıma
Görmek umuduyla
Seni sokakta yürürken bir daha
Bu sefer gelip geçme
Aklımda kaldığın gibi kal yanımda
TÜRKİYE VE RUSYA FARKI
ilkerilgen tarafından, Genel kategorisi altında, 09 Mayıs 2010 tarihinde gönderildi
Bildiğiniz gibi bir süre önce yunanistana karşı kazanılan zaferin kutlanmasının çok abartıldığını ve bunun gerekmediğini söyleyen birileri vardı. Gerçi hala vardır bol miktarda.
Rusya şuan Nazi Almanyasına karşı ( Nazi Almanyası başka Almanya sanki) kazandığı zaferi kutlarken NATO askerleride kızıl meydana gelmiş ve birlikte yürümüşler. Almanya Başbakanı Bayan Merkel ‘in de katıldığı törenlerde Rusya kendi üretimi olan savaş oyuncakları ile gövde gösteriside yapmayı ihmal etmemiş.
Ne zaman Türkiye Cumhuriyetide zafer kazadnığı ülkelerin devlet başkanları ile kutlama yapacak işte o zaman biz iyi yönetilen bir ülke olmuş olacağız sanırım.
Tıpkı Rusya gibi.
YİNE SAMSUNG
ilkerilgen tarafından, Teknoloji kategorisi altında, 02 Mayıs 2010 tarihinde gönderildi
Sony nin kurucusunun hayaeli herkesin bir Sony ‘si olacaktı. Bu büyük bir ölçüde de Walkmen sayesinde gerçekleşti. Amerika da özellikle her evde mutlaka bir Sony televizyon video veya walkmen vardı.
Samsung ise çok daha iddialı bir strateji belirlemişti. Dünyada herşeyin içerisinde bir Samsung olacak. Bu anlayış ile hareket eden samsung bugun Sony dahil birçok cihazın içerisinde yer almakta.
Türkiye de özellikle cep telefonu piyasasına girdikten sonra Nokia nın yapamadığını tek başına yapan Samsung pazardaki en büyük payı aldı.
Şimdi ise Samsung dünyanın en ince LED TV sinden sonra şimdide dünyanın ilk LED LCD 3B televizyonunu duyurdu. Gözlük kullanmadan üç boyutlu gösterebilen bu televizyonun reklamı ise bir okadar muhteşem.
Hadi Türkiye. Dünyanın LED LCD 3B TV sini yapmasak bile 1 metrekareden 1 ton buğday alalım oda bir teknolojidir.
Buda reklamın arka planı.
HADİ İZMİR .
ilkerilgen tarafından, Genel kategorisi altında, 02 Mayıs 2010 tarihinde gönderildi
Her geçen gün ilgimi çeken elektrikli arabalar konusunda ben bir İzmirli olarak şehrimde bir ilk yapılsın isteme hakkına sahip değilmiyim ?
Örneğin İzmirde Park metre yok. Özellikle yerli ve yabancı turistler için otopark konusunda bir adım atılması çok iyi olur diye düşünüyorum.
Ben çocukken çok iyi hatırlıyorum park metreler vardı. Tabi bunlar günün teknolojisine göre metal para ile çalışıyordu. Şimdi ise bunun çok daha iyi teknoloji ile üretilmiş olanları var ve bunlar gsm şebekesi üzerinden kullanılabiliniyor. Bunları yaygınlaştırılmasıyla şehir içerisinde işi çok kısa olan insanları park derdinden kurtarsak nasıl olur ? Ayrıca otopark işletimi konusunda İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİ göreve davet etmeden bunların bir denetimini ve standartlarını belirleme çalışma yapmasını beklemekmi gerekiyor ?
İnsanlar araçlarını otoparka bırakırken anahtarlarınıda bırakmak zorunda kalıyorlar ve buna kimse itiraz etmiyor. Neden ?
Bu ve bunun gibi sebeblerden dolayı İzmir’in diğer şehirlerden farkı yok. Bu nedenle HADİ izmir. Bu nedenle Hadi İBB.Hadi EBSO Hadi İTO.
Ya da boşverin perşembe akşamı soluğu Çeşmede alın.
KİM ELEKTRİKLİ ARABALARI ÖLDÜRDÜ ?
ilkerilgen tarafından, Teknoloji, Türkiye kategorisi altında, 02 Mayıs 2010 tarihinde gönderildi
İnternet doğru kullanıldığında inanılmaz bir iletişim aracı olduğunu defalarca olduğu gibi bir kez daha ıspatladı.
Aradığımı bulmaya çalışırken http://www.whokilledtheelectriccar.com/ adlı siteyi ve bu film tanıtımını buldum.
Elektrikli arabaların geçmişi sandığımız kadar yeni değil.Aksine oldukçada eski . Peki kim engelledi bu gelişimi ?
HAHAHAHA diye bir gülelim.Kim sizce ? Ülkeleri yönetimi altına alan gelecekleri üzerinde söz sahibi olan petrol şirketleri olabilirmi ?
Yalnız şuan her ne kadar otomobil üreticileri ile akaryakıt üreticileri aynı safta gözükse bile bunların ayrılması mümkün. Tabi eğer petrol üreticileri pil üretimine yoğunlaşmaz ise.
Başka bir konuda Nissan ve Toyota el ele verip elektrikli araçların hızlı şarj etme noktalarını standartlaştıraya başlamışlar.CHAdeMO adlı bu standart ın sloganıda A plug for Plug-in power.Yan içinde takılı güçe takmak için gibi birşey çıkıyor.
Önceki bir yazımda bahsetmiştim. Türkiye uyan elektrikli arabalar geliyor. Bir yerinden tutmak gerekmezmi ? Hydrojen ile çalışan araba yapanlarada duyrulur bu elektrikli araçlar daha hızlı daha ekonomik daha güvenli ve daha çevreci.
Nissan ingilteredeki pil fabrikasına yaptığı 260 milyon dolarlık yatırımla aynı zamanda elektrikli araç ürütimi içinde kullanmaya başlamış.Çıakarılan resimdeki araç hakkındaki ayrıntılar burda.

Bir başka video burda bir başka konu üzerine güzel bir site şurda.
Bu arada son birşey elektrikli arabalara verilen isim EV ( electric Ve vehicle , Elektrikli Taşıt)
Teşekkürler Nikolai TESLA..
23 NİSAN
ilkerilgen tarafından, Genel kategorisi altında, 26 Nisan 2010 tarihinde gönderildi
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramında kim çocuğunu alıp kutlamalara katıldı ? Kimler katılmadı ? Kimler çocuğuna 23 Nisanda neler olduğunu anlattı kimler anlatmadı ?
İyi eğitim almış ailelerin çocuklarının hemen hepsi kutlamalara katıldı.Yoksul ailelerin çocukları ise sıradan bir gün gibi yaşadı tüm sorunları ile .
Mustafa Kemal Atatürk bize bu Cumhuriyeti yılda binlerce çocuğun kaçırıldığı, kaybedildiği, tecavüze uğrayıp öldürüldüğü bir ülke olsun diyemi emanet etti ?
Göstermelik protokoller konuşmalar ve sonuç Siirtte biri 3 biri 4 yaşındaki çocuğa tecavüz edilip öldürüldü.Suçlular bulundu ve cezaları verildi .Peki ya o iki çocuğun hayatı ? Hani çocuktan ve kadından sorumlu birileri vardı .
Utanıyorum .
Antikythera Düzeneği, Arşimet ve İnsanlık
ilkerilgen tarafından, Eğitim kategorisi altında, 16 Nisan 2010 tarihinde gönderildi
Bundan ikibin yıl önce Arşimet tarafından tasarlandığı düşünülen helenestik dönemin en değerli icadlarından biri.
Zamanının çok ötesinde karmaşık bir düzenek olan Antiythera düzeneği takvime göre gezegenlerin yerlerini gösteren bu nedenle astronbik hesapların yapılmasını sağlayan bir çeşit hedsap makinesiydi.Yalnız halen mekanizmanın tam olarak ne işe yaradığıda bilinmemektedir.
Merak edenler buradan.Daha ayrıntılı bilgi şuradan.
Peki nerden çıktı bu şimdi Antikythera ?
İnsanlık sürekli ilerlerken bilinmeyen bir şekilde tekrar geriliyor. Yalnız ilerleme çok hızlı yaşanırken gerilemesi çok kısa süre gerçekleşiyor.
Peki bunun sebebi nedir ? Neden ilerlemeyi bir şekilde sağlarken gerileme gerçekleşiyor ?
Teknoloji ilerledikçe savaş teknolojileride ilerliyor ve dönemin teknolojileri savaşta kullanılıyor. Her geçen gün ilerleyen teknoloji savaşta da yıkımı arttırıyor. Bu nedenle savaşta askerler öldürdüğü adamın Arşimet mi ? Einstain mi ? ilkermi mehmetmi olduğuna bakmadan öldürüp geçiyormu ? Evet .
Peki kim bu savaşları çıkartıyor ? Neden savaşların çıkmasına izin veriliyor ?Çok derin bir konu tabi ama basitçe düşüncemi anlatacak olursam her insan bir şekilde bir beyinsizi alıp yönetimi ona vereibliyor. Sonrada bu beyinsizler kendi çıkarları için diğer insanları kullanarak beyin sahibi insanları yok ediyor.Bu nasıl oluyor ? İşte o beyin sahibi insanların bir şekilde bu işe girmek istememe sebebini çözmek gerekiyor sanırım.Ayrıca savaşlar sadece maddi değil manevi çıkarlar içinde çıkartıldığını unutmayalım. Tarihin en büyük kayıplarından biride İskenderiye Kütüphanesinin yakılmasıdır. Ayrıntı için burdan buyrun.
Söylentilere göre; “bu sırada Arkhimedes kum üzerine çizdiği çemberlerle hesaplar yapmaktadır. Elinde boynuna vurulmak üzere kaldırılan bir kılıçla yaklaşan romalı askere aldırmaz bile. Başını hesaplarından kaldırmadan “çemberlerime dokunma” der. Arşimedin kesik başı çemberlerin arasına düşer.”
Bilim insanlarını yönetime geçmediği sürece birçok bilim insanı yok olup gidecek gibi görünüyor.
Kim bilir daha ne bilim insanları ismi ve yaptıkları bilinmeden yok oldu gitti .
Bilmiyorum.
ilkerilgen tarafından, Genel kategorisi altında, 15 Nisan 2010 tarihinde gönderildi
Why does my heart feel so bad ?
Albert Einstein ve Türkiye
ilkerilgen tarafından, Genel kategorisi altında, 14 Nisan 2010 tarihinde gönderildi
Bilmeyenlere ön bir bilgi olarak kısaca ne alaka olduğunu anlatayım.
Almanya nazi yönetimi ltındayken birçok yahudi bilim adamı ülkeden kaçmak zorunda kaldı. Bunlardan biriside Albert Einstein idi.Dönemin başbakanı İsmet İnönüye gelen mektupta bu yahudi asıllı blim adamları Türkiye ye sığınmak ve üniversitelerinde ücretalmaksızın çalışmak istiyordu. İsmet İnönü bunun mümkün olmadığını anlattığı bir mektubu bu bilim adamlarına yolladı. Taki durum Atatürk ‘ün bilgisi olana kadar sürdü. Sonra kırk kadar bilim adamı ülkemizdeki üniversitelerde görev yaptı Albert Einstein hariç.
Bir gazetedeki haberde ya kalsaydı diye bir haber yapılmış..Einstein ‘in Atatürkle çok yakın olmasada bir arkadaşlığını olduğundan bahsedilmiş.
Ben haberi bir kenara koyup soruyorum o haberi yapan gazetedeki vatandaşa.
Atatürk gibi bir değeri hiç etmeye kalkmış dili yılandan daha zehirli beyinleri kullanılmadığı için örümcek ağları ile kaplanmışlar varken Einstein kalmış kalmamış ne fark ederdi bende burdan soruyorum. Bir değere sahip çıkmak için illa ona sahipmi olmamız ya da ülkemizdemi yaşaması gerekiyor ?
Soruyorum Darwin Türkiye de yaşasaydı ne olurdu ? Linçmi ederdik ? Yakarmıydık Madımakta yoksa ? Yoksa uçak kazasınamı uğrardı veya silahlı saldırıya ? Ya da evinin çop tenekesine bir el bombası koyup onu militanmı gösterirdik ?
O haberi başka bir şeiklde daha okuyabiliriz. Einstein gibi bir değeri geri gönderecek kadar basiretsiz olarak göstermek isteklerini düşündüğüm İsmet İnönüye dil uzatmak için yapılmış olabilrimi ? Neden İsmet İnönü ? Çünkü o Atatürk ‘e direk olarak dil uzatmaya cesaret edememiş olabilirlermi ? Sıra Atatürk ‘e gelmeyeceği ne malum ?
Ben Einstein gibi bir ordu dolusu bilim adamı yerine sadece bir tane Bilime sahip çıkan devlet adamı istiyorum tıpkı İsmet İnönü ve Atatürk gibi
Yazımızı büyüklerimizden öğrendiğimiz gibi sert ve çarpıcı bir şekilde dayılanarak bitirelim.Dolanbaçlı yollardan hakaret etmenin bindir yolunu öğreneceğinize adam gibi yazın ULANN.
MURATA BOY ‘UN AKROBAT SEVGİLİSİ MURATA GIRL
ilkerilgen tarafından, Teknoloji kategorisi altında, 05 Nisan 2010 tarihinde gönderildi
Önceki blog yazılarımda size Murata Boy dan bahsetmiştim. Kısaca hatırlatacak olursam Murata firmasının ürettiği iki tekerlekli bisiklet süren ve hareket etmeden durabilen bir robotun adıydı Murata boy.
Firma aslında çok hassas algılayıcı ( Sensor) üreten konusunda lider bir firma. Bu firmanın ürettiği algılayıcılar ile üretilen robotlar çok hassas olan dengesini kaybetmeden durabiliyor.
Şimdi bu robotun artık bir kız arkadaşı var. Onunda adı Murata Girl.Murata girl Murata Boy dan daha becerikli çünkü o tek tekerlekli bir bisiklet üzerinde hareket etmeden durabiliyor.CEATEC fuarında tanıtılmış olan Murata Girl anlaşılan Murata Boy kadar ilgi görmüş.
Murata Boy ve Girl ‘in en büyük özelliği hareket etmeden de dengelerini sürdürebiliyor olmaları. Bu şu demek oluyor hareket halinde sağlanan denge hareket sonlandırıldığında da sürdürülebiliyor. Bunun birçok kullanım alanı var. Örneğin kendi kendine dengesini sağlayan taşıtlar.
http://www.youtube.com/watch?v=IAWYgZbUvHs
Murata Otomotivden ev elektroniğine kadar geniş bir yelpazede ürünleri kullanılan gerçek bir teknoloji firmasıdır. Biz teknoloji üretiyoruz diyenlere duyrulur.
www.murata.com